
Av tüfekleri saçma atmak için tasarlanmış ateşli silahlardır. Saçmalar namluyu terk ettikten sonra davranışları ilginçtir. Gaussian bir dağılım gösterirler. Bu dağılım tüfeğin namlu çapı, saçmanın numarası, kullanılan şok ve mesafeye göre farklılıklar gösterir. Saçmalar yanlara doğru açılarak ilerlerken, hem hava direnci ile yavaşlamaya diğer yandan balistiği bozuk saçmalar geride kalmaya başlayarak bir saçma dizisi oluşturmaya başlarlar. Saçmalar hedefe ulaştığı zaman ise bıraktıkları ize pattern ya da saçma dağılımı diyoruz. Bunu aşağıdaki şekilde izleyebilirsiniz:

Saçma dizisine (shot string) ilk dikkat çeken 1920 yılında Binbaşı Sir Gerald Burrard oldu. Asistanının 40 mph hızla sürdüğü aracın yanına yerleştirilen çelik levhaya ateş ettiğinde saçmaların eliptik bir pattern oluştuğunu göstererek, saçmaların hedefe aynı hızda ulaşmadığını göstermiş oldu.
Bu deneyi daha sonra tekrarlayanlar oldu. Bob Brister 1976 da bastığı kitabında karısına 40 mph hızla çektirdiği kağıda yaptığı atışın fotoğraflarını paylaştı:

Günümüzde ultra yavaş çekim kameraları görsel olarak saçma dizisini çok daha iyi gösterebilmektedir. Saçma dağılımını hiç karşıdan görmemiştim. Blaser 99 tüfeğin reklam filminde trap plağı atışları ve saçmaların gelişi çok güzel gösterilmiş:
Joel Strictland, Surviving Duck Season YouTube kanalında yakın zamanda ultra hızlı yavaş çekim kamerası ile saçma dizisini detaylıca incelemiştir. ( https://www.youtube.com/watch?v=fac-03JF3GA&t=1437s ) Uzun video sevmeyenler için kısaltılmış ve önemli kısımları içeren videoyu aşağıda izleyebilirsiniz:
Bu videoda tapanın namludan sonraki 1-2 metre içinde açıldığı, 10 metre kadar nispeten toplu giderken mesafe arttıkça saçma dizisinin uzadığı gösterilmiş. Çelik saçmalar deforme olmadığı için geride kalan az olduğundan kısa bir saçma dizisi oluştururken, kısmen deforme olan kurşun, bizmut gibi saçmaların daha uzun bir saçma dizisi oluşturduğu gösterilmiş.
Şimdi soru şu: “Kısa saçma dizisi mi, uzun saçma dizisi mi avı veya trap plağını yakalamada başarılı?”

Bazılarına göre hedefin geçiş sürecinde uzun saçma dizisinin hedefi bulma olasılığı yüksek, bazılarına göre ise kısa saçma dizisi daha çok saçma içerdiği için hedefi düşürmede daha başarılı. Bazılarına göre uygun önleme ile atıldığında saçma dizisinin hiç önemi yok.
Bu konuda yapılmış matematik hesaplamalar var. Bunlarla okuyucuyu yormak istemem. Bu hesaplamaların sonucu, saçmaların hedefe varıncaya kadar ördek veya kaz gibi hızlı uçan avların ancak 20-30 cm yol alacağı, daha hızlı trap plağının 60-70 cm kadar ilerleyeceği ortaya çıkıyor. Saçma dizisi içinde saçmaları %80 inin toplu gideceği gösterildiğine göre, yeterli önleme sağlandığında saçma dizisinin çok da önemi kalmıyor gibi görünüyor. Burada önemli olan yana dağılım (pattern). Arada hedefin geçeceği boşluklar olmadığı takdirde iyi bir atıcı hedefi mutlaka bulacaktır.
Özellikle kurşunun toksik etkileri dolayısıyla bazı ülkelerde çelik saçma kullanılmaya başlandı. Özgül ağırlığı kurşuna göre düşük olduğundan hedefe vardığındaki enerjisi düşük olduğundan hızı arttırma yönüne gidildi. Ancak yapılan çalışmalar 1425 fps (435 m/s) üzerindeki hızlarda hedefteki paternin bozulduğu, ayrıca yüksek ağırlıklı sıkılarda geri tepmenin de atıcıyı rahatsız edecek düzeye çıktığını gösterdi. Günümüzde 1300-1400 fps hızları tercih edilmektedir.

