1945’den Günümüze Walther PPK

Önceki yazıda Walther PPK’nın tarihini İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar anlatıp orada konuya bir ara vermiştim. O yazının son kısmında belirttiğim gibi savaşın sonuyla birlikte Alman subaylarından ele geçirilen birçok PPK hediyelik eşya misali Amerikan askerlerinin bavulunda yeni evlerine doğru yola çıkar. 

Walther fabrikası ve fabrikanın bulunduğu Zella-Mehlis şehri 4 Nisan 1945’de Amerikan 19. piyade tümeni ve 11. zırhlı tümeni tarafından  işgal edilir.  Doğal olarak o esnada fabrikada bulunan hemen her silah ve Walther kardeşlerin kişisel koleksiyonlarında yer alıp oldukça kıymetli olduğu düşünülen silahlar da dahil hemen her şey “hediyelik eşya” statüsünde Amerika’daki yeni evlerine doğru gitmek üzere toplanır.  

Walther fabrikasında özellikle 1942 – 1945 yılları arasında Neuengamme toplama kampından getirilen çok sayıda köle işçi çalıştırıldığı için şehrin kurtarılmasıyla birlikte ortaya çıkan bir başka sorun da köle işçilerin bu kez tüm fabrikayı tahrip etmelerini önlemek ve Walther ailesinin bireylerini korumaya çalışmak olur.

Neyse biz yine konumuz olan PPK ve biraz da PP’lere dönelim ve İkinci Dünya Savaşı konusunu bu hediyelik eşyaların en ünlülerinden biriyle, Geneal Patton’a hediye edilen gravürlü bir Walther PP ile kapatalım.  Meraklıları aşağıda bir fotoğrafı olan silahı Fort Knox’daki Patton müzesinde görebilirler.

Savaştan sonra Zella-Mehlis Sovyet işgal bölgesinde kalınca Walther kardeşlerin elinde sanayi mülkiyet namına bazı patentlerden başka pek bir şey kalmaz. Savaş sonrası Almanya’nın silah üretmesi de yasaklandığından, bunlarla bir üretim de yapamazlar. Walther’de çareyi Fransız Manurhin firmasına lisanla üretim yaptırmakta bulur. Manurhin ismini bir yerden hatırılıyor olabilirsiniz. Fransız özel kuvvetlerinin kullandığı .357 Magnum kalibredeki toplu tabancaları üreten fabrikadır kendileri. Manurhin ve toplu tabancaları başlı başına ayrı bir yazı konusu olabileceğinden bunu şimdilik bir kenara bırakalım.  Az sayıda olan bu PPK örneklerini internette görebileceğinizi belirteyim.

Savaş öncesi PPK’larla savaş sonrası üretilenleri net bir biçimde ayırabileceğiniz belirgin özellik sürgünün ön kısmının gövdeyle temas ettiği bölgedeki açıdır. Savaş öncesi üretilenlerde sürgü ön kısmı altta  90 derecelik keskin bir açı yapıp gövdeye otururken savaş sonrası modellerde burası biraz daha PP leri andırır şekilde eğimli bir şekilde gövdeye yaklaşır. Yazıyla anlatması biraz zor olabilir ama önceki yazının başlığında kullandığım 1945 öncesi PPK fotoğrafıyla bu yazının başında kullandığım savaş sonrası modelin fotoğrafına baktığınızda bu fark kolayca görünür.   

PPK ve PP yi anlatırken bizim üretimimize de değinmeden olmaz. Savaşın hemen sonrasında Manurhin dışında belki de PP nin üretildiği tek yer Türkiye olabilir. 1945 – 2000 yılları arasında Walther PP bizde bilinen adıyla MKE Kırıkkale olarak üretilir.  Vikipedia’ya göre 1950’den bu yana hizmette görünse de belki kıyıda köşede kalmışlar dışında uzun bir süredir hizmet tabancası olarak kullanılmadığını biliyoruz.  

MKE Kırıkkale tabancaları neredeyse Walther PP ile birebir aynı olarak üretildi. Bildiğim tek farkları Walther üretimi olanların şarjör düşürme düğmesi kabzanın solundayken Kırıkkale üretiminde şarjör kabza altındaki mandalın geri çekilmesiyle serbest kalmaktaydı.

Manurhin’de  lisansla yapılan bu üretim 1953’e kadar devam eder. Zaten savaş sonrası hemen kendini gösteren kutuplaşma 50 lere gelindiğinde iyice soğuk savaş halini almıştır.  Yeni jeopolitik riskleri dikkate alarak 1948’de Marshall Planı’nı uygulamaya başlayan ABD, sanayileşmiş bir Batı Almanya’nın gerekliliğini görür. ABD ve müttefikleri Almanya’nın silah üretimine de izin verirler ve 1953 yılında Walther bu kez Batı Almanya sınırlarındaki Ulm şehrinde yeni fabrikasını kurar. 1953’den Berlin Duvarı yıkılıp iki Almanya birleşene kadar üretim burada devam eder. Bu yıllarda üretilmiş PPK ve diğer Waltherlerin  sürgülerinde “Carl Walther Waffenfabrik Ulm/Do.” İbaresini görebilirsiniz.   Almaya’nın birleşmesiyle birlikte Walther eski fabrikasına taşınır sürgülerdeki yazı da değişir.

PPK’nın silah meraklılarının bildiği bir silah olmaktan çıkıp popüler kültürün bir parçası haline gelmesiyse belki biraz da James Bond’un (zorunlu) tercihi olmasıyla gerçekleşir.  1962 tarihli Dr. No filminde M Bond’u odasına çağırıp öldürmeye yetkili bir ajan olduğunu ölmeye yetkili olmadığını vurgular. Bond filmlerinin silah uzmanı Q nun, daha çok zarif bir hanımın çantasına yakışacak bir silah olarak tarif ettiği, 6.35 Beretta’sını alır ve sahada çalışmak istiyorsa artık taşımak zorunda olduğu 7.65 Walther PPK yı verir.  Bond son bir teşebbüsle Beretta’yı da odadan çıkartmaya çalışsa da bunu başaramaz. Böylece James Bond ile özdeşleşen Walther PPK’nın yoldaşlığı 1997 tarihli Tomorrow Never Dies’a kadar devam eder. Pierce Brosnan Bond’u canlandırmaya başladığında ona da artık Walther P99 eşlik edecektir. Neyse ki bu vahim hatadan çabuk dönülür  (Brosnan’lı Bond filmlerini mi yoksa P99’u mu kastetmem gerektiğini ben de bilemiyorum) . 2006 tarihli Casino Royale’de Daniel Craig Bond’u canlandırırken PPK’da ufaktan kendini göstermeye başlar ve bir sonraki film olan Quantum of Solace’le de birlikte yine Bond’un görev silahı olur.

Biraz filmler biraz savaştan getirilenler derken Walther PPK’nın değerinin ABD’de de anlaşılması çok uzun sürmez ve Almanya’dan ithal PPK’ların olsun 7,65 olsun 9×17 modelleri gizli taşıma için oldukça popüler olur.

Ta ki 1968’e kadar. 1968’de ABD de ithal silahlar için yeni bir düzenleme getirilip belli bir boyuttan küçük silahların ithali yasaklanır. Walther’in buna cevabı biraz kabzayı uzatmak biraz da kabzanın üstündeki el muhafazasını büyütmek olur. Bu sayede horoz gagalaması (hammer bite) riski azaltılır, şarjör bir mermi fazla alabilir ve tabi ithalat yasağı da aşılır. Aşılır aşılmasına da bence bu halde üretilmiş PPK/S modelleri klasik bir PPK’nın zerafetinden uzaklaşmış kaba saba bir hal almıştır. 

Walther’ın PPK/S olarak ABD macerası yakın tarihe kadar devam eder.  Bu arada silahta ufak tefek değişiklikler dışında pek bir değişiklik yapılmaz. Benim gördüğüm kadarıyla gez ve arpacık günün gereklerine göre kırmızı noktalarla biraz modernize edilir. Fakat mesela bir iğne blok emniyeti eklenmez.  Tasarımın temel unsurlarına dokunulmaz.

Bu arada ithal edilenlerin yanı sıra 1983’den itibaren önce Interarms sonra da 2014’e kadar Smith Wesson, Walther lisansıyla Amerika’da PPK ları üretir. Bir süre ara verildikten sonra 2019’dan itibaren de Walther kendisi Amerika’da PPK üretimine başlar.  

İkinci el silah sitelerinde gezinirken PPK’nın bizde de talep gören bir model olduğunu anlamak zor değil. Bu sitelerde bir kısmı muhtemelen MKE tarafından ithal edilmiş yeni modellerin yanı sıra savaş öncesi veya savaş zamanı üretilmiş bir PPK’ya denk gelme ihtimaliniz hiç de az değildir.  Bazen “James Bond’un silahı” veya “James Bond’a rakip olmak için”   gibi yaratıcı reklam sloganlarıyla satılan bu silahlar eğer olmadık şekilde kaplanıp orijinallikleri bozulmadıysa gerçekten döneminin güzel bir örneğine denk gelebilirsiniz.

1945 öncesi üretilmiş bu PPK ların bize nasıl geldiğini araştırmaya çalıştıysam da maalesef bir sonuca ulaşamadım. Seri numarasında Almanya’da 1930 yılında sivil kullanıcıya satılmak üzere üretilmiş partilerden birinden olduğunu tespit ettiğim bir PPK’nın sonradan Türkiye’ye nasıl geldiği hakkında araştırdıysam da bir bilgiye ulaşamadım. Türkiyede bulabildiğim en eski kaydı  1980 lere dayanıyordu. Sohbet ettiğim görevli memur muhtemelen Özal zamanı çıkan bir afla kayda alınmış olabileceğini söyledi. Ondan öncesi hakkında bir şey bulmak maalesef mümkün olmadı.  Savaş öncesi ve savaş döneminde üretilmiş ve sonra bir şekilde Türkiye’ye gelip ruhsata bağlanmış bu silahların olası öyküsü artık bizim hayal gücümüzün yaratıcılığına kalıyor.

Üretime başlanmasından 93 yıl sonra Walther PPK bugün halen üretilmekte ve talep görmekte. Forumlarda ve videolarda taşıma silahı olarak neden tercih edilir, neden tercih edilmez tartışmaları sürmekte olsa da 93 yaşında, hemen hiç değişmeden günümüze gelip halen talep gören bir tasarım olması bence dikkate değer.

Yorum bırakın