
Tüm aleme kinetik sistemi tanıtan ve el üzerinde tutulmasını sağlayan Benelli, bu akımın cazibesiyle kendinden bir hizmet modeli isteyen Amerikan Ordonatı’nın talebine, bütün çalışmalarına rağmen aynı düzende bir örnekle karşılık veremeyince, hem mahcup olmamak hem de kasasını daha da doldurmak amacıyla çareyi rakip gaz düzeninde aramış ve 1997 yılında aldığı patentle Amerikan ordusu yivsizini pompalıdan otomatiğe çevirmeği başarmıştı. Bu yeni tüfeğin tasarlanmasında Benelli’nin start aldığı ana gerekler şunlardı;
– Mümkün olan en kısa namlu,
– Gazlı sistemin kirlilik mahzuruna çare…
Mevcut gaz piston ve silindirleri, bu sistemin popüler olmağa başladığı 1960’lı yıllar başından beri, barut gazı itişinin yaklaşık yüzde sekseninin kazanıldığı atım yatağından yirmi, yirmibeş santim ötesinden başlıyordu. Bunu gerektiren ana nedenlerin başında, boşaltma ve kurmayı gerçekleştiren namlu içindeki atış hemen sonrası gaz faktörünün, geride etkileyeceği alan olarak, en az namlu çapında bir gaz silindirinin olması lüzumuydu.
Mossberg, yaklaşık yirmi yıl kadar önce, atım yatağı hemen önünde İKİ ADET gaz birimiyle buna çare bulmuş, ancak seri üretimde kullanmamıştı. Patent koruması biten bu yaklaşımı Benelli kapmakta tereddüt etmedi. Bununla, bir taşla iki kuş vurulmuş, hem çok kısa namlu kullanımı mümkün olmuş, hem de barut gazı, atım yatağına en yakın mahalden en temiz haliyle alındığı için “Kirliliği” en aza indirilmiş oluyordu.
Tahliye kanalları çapı çok da küçük tutulduğundan, mevcut basınçla namlu nihayetine kadar pistonlara yeterli tahrik gücü rahatlıkla sağlanabilmekteydi. Ağır doluların mekanizmayı tüfeği yormayacak hızda geri vurması için, iki yandaki iki silindirin önüne yaylı düzenleme valfları yerleştirilmişti. Amerikan Ordonatı, İtalyan otomatik tüfeklerinin kanuni zorunluğu olan dolaylı dolum özelliğine sahip tüfeği, taktik özelliğe biraz aykırı olan bu vasfına rağmen aynen kabul edip kullandı, siviller de cazibesinden etkilenip hayli pahalı fiyatına göre rağbet etmekte kusur etmediler. Atım yatağının hemen önünde sağ ve solda yer alan ikiz, cesim gaz silindirlerinin montaj zorluğuna binaen el kundağı iki parçalı yapılmıştı ve bu iki pistonla ancak namlu çapına uygun geri tepme alanı sağlayan sistem, alaşım gövdeli tüfeğin ağırlığını hatırı sayılır şekilde artırmaktaydı. Kullanıcıların, birisi aksarsa diğeri görevi sürdürür tevatürüne Benelli’den hiçbir aleyhte tepki gelmedi… Sivil pazarda umulandan fazla rağbet sağlayan düzenin adı “ARGO= Automatic Regulating Gas Operation” olarak baştan belirlenmişti.


Benelli, kazandığı başarı ve kazandırdığı yeni gaz sistemi kıvancıyla, aynı düzenin yivlilerde tatbikini sağlayan yapılanmayı 2001 yılında Amerikan Patent Dairesinde tescil ettirdi. değişik görünümü dışında model, yivli platforma, yivsizler kadar katkıda bulunmuyordu.
Tam bu sırada, mali durumu hayli zalzil olan Remington, kalite kontrol düzensizliğinin getirdiği imaj düşüklüğünü M4 benzeri bir yivsizle kapatabileceği düşüncesiyle VersaMax modelini pazara verdi. Tüfek gaz düzenleme sistemi hariç tam bir Benelli kopyasıydı.

Hatta o güne
kadar hiçbir Amerikan yivsizinde kullanılmayan İtalyan usulü dolaylı dolum özelliğini dahi tıpatıp ihtiva etmekteydi. yapılanmadaki tek fark, gaz basıncı düzenlemesinin, M4 misali valflarla değil, kovan boyuna göre konumlandırılmış peş peşe tahliye çıkışlarıyla yapılıyor
olmasıydı. Kullanılmış kovanlarda sistemin işe yaramaması ve kullanıcı gözüne doğru gaz basmasına mani olmak için, silindirlerin en arkasında birer tahliye yarığı açılmıştı.

Medya yazarlarının pohpohlamasına karşı, özellikle İtalyan dolum sistemine pek sıcak bakmayan mutaassıp Amerikan kullanıcısı, biraz da taklid yapılanmaya tepki olarak, modele fazlaca itibar etmedi… Alınan patentte yer alan tasarımcı dahi bir İtalyan’dı.
Konkordato’dan banka yönetimleriyle çıkma uğraşındaki Remington, kendine bir çeki düzen vermenin gereğine inanarak, Kasa içi baştan aşağı yeniden yapılandırılmış, dolum sistemi İtalyan usulünden, bu güne kadar hiç yapılmamış biçimde otomatik besleme görevini kaşık kaldıran aksama tevdi edilerek uzaklaştırılmış, son derece akılcı bir şarjör kesiciyle takviye edilmiş V3 modelini 2016 yılı başlarında pazara verdi. Tüfeğin gaz sistemi yine VersaMax benzeriydi, ancak sıralı gaz tahliye çıkışları bu kere piston önlerindeki düzenleme valflarıyla yedeklenmiş, yanlardaki aşırı gaz yarıkları, ağaç el kundaklarını çatlattığı için önceki serilerde yer bulmasına rağmen sonraki üretimde iptal edilmişlerdi. Tüfek, çalışma düzeni olarak gene Benelli, doldurma sistemi olarak son derece akılcı yepyeni bir tasarım ürünüydü.
M4’ün ilk çıkış yıllarında, gazlı sistemin en büyük mahzuru olan kirliliğe müsbet katkısıyla, diğer üreticiler de akılcı yaklaşımlarda bulunup değişik, küçük çaplı tahliye kanalları paralelinde alınan gazı arkaya doğru daha büyük alanda yönlendirilmiş etkiyle kullanan yeni Beretta tarzı yapılanmalar geliştirdiler. Objektif gözlemlerin, temizlik periyotları kıyasında fark olmadığı söylemlerine istinaden, halen, M4 gaz sisteminin, sadece kısa namlu kullanımında daha etken olduğu ifade edilebilir.

