YİVSİZ TÜFEKLERDE NAMLU UCU EKLENTİLERİ


Ateşli tüfeklerde namlu içerisinde oluşan ani ve yüksek basınç namlu ağzında aniden tahliye olurken açığa çıkan gaza yön vererek, tepme, şahlanma kontrolü, saçma grubunun arzu edilir dağılımını sağlama gibi amaçlara hizmet edecek şeklinde tasarlanan namlu ucu eklentilerini bir kaç başlık altında toplamak istedim:
1- Namlu freni ( muzzle brake)
Eklentinin üzerindeki portların, gazı geriye doğru yönlendirdiği; böylece tepme kuvvetini aksi yönde güç oluşturarak kısmen sönümlediği sistemlerdir. Namlu freni ne kadar başarılı tasarlanmış ise, sönümleyebildiği yüzde değer o kadar fazla olacaktır.
Örnek vermek gerekirse, V6 model namlu freninin fişeğin dolusunu sabit veri kabul ederek %70-80 lere kadar tepmeyi sönümlediği iddia ediliyor:

Kel Tec için tasarlanmış bir V6 model namlu freninin sağladığı konforu gösteren bir video
https://www.youtube.com/watch?v=jhFzENzdHWs&ab_channel=PatHarrington
2-Kompansatörler (Compensator)
Kompansatör, konumuza göre daraltılmış kelime anlamıyla ”zıt yönde güç oluşturarak arzu edilmeyen sonucu dengeleyerek bertaraf etme” şeklinde Türkçe’ye çevirebileceğimiz ”compensate” kelimesinden geliyor. Bu tasarımlardaki amaç gazın yukarıya tahliyesini mümkün kılıp şahlanmayı ve mükerrer atışlarda hedefe nispeten kesintisiz entegrasyonu sağlamak. Namlu freninin de aynı fiille tepmeyi kontrol ettiğini düşünürsek, zihinlerde kargaşa yaratmamak adına, ikisinin arasındaki kavramsal farkın, eklentinin hangi amaca hizmet ettiğine göre ortaya çıktığını belirtme gereği duyarız. Yukarıdaki örnekte V6 nın portlarının gazı geriye ve yukarıya tahliye edecek şekilde tasarlandığını, tepme ve şahlanma kontrolünün eş zamanlı gerçekleştiğini, namlu freni ve kompansatör işlevini bir arada görebiliriz.
Tahliye portlarının yönü itibariyle ”kompansatör” tanım ve tasarımındaki amaca uyan bir tüfek Fabarm S.A.T. 8 dir. Bir zamanlar sahibi olduğum bu tüfeği elden çıkarma sebebim ucunda çekiç olan bir sopayı doğrultuyormuşum hissi veren bu hantal kompansatörü olsa da, optiğin kasasına teğet, tüfeğe paralel çizilecek sanal bir çizgide şahlanmanın baskılandığını ve namlunun salınımını, yani eklentinin görevini yaptığını görebiliriz:


3- Kapı kırıcılar (Breacher) :

Amerikan ordusunun kapı kırıcı olarak mum (wax) ile bütünlüğü sağlanmış demir tozu içeren mühimmat kullandığını google kaynakları bize bildiriyor. Kapı kilidine 45 derecelik açı ile yapılan, hücre – hane baskınlarında kapı kırmak için tasarlanmış bu eklentilerden bir tanesi Mossberg’in 500-590 serisinde kullandığı namlularda mevcuttur:

4- Duckbill- Ördek gagası
Vietnam döneminde tasarlanan bu eklentiler, ördek ağzı biçimleri ile yatay saçma dağılımı sağlayarak savaş döneminin kabusu olan ve sık bitki örtüsü içinde gizlenen hedeflere, doğal dairesel dağılım sağlayan sade namludan daha verimli bir şekilde şevrotin türevlerini göndermeyi hedefliyordu. Bu ilk tasarımlar ne yazık ki gaz basıncına dayanamayıp kırılabiliyordu:


Güncel bir versiyonu ise Gator ‘dır.

Uygulamada, şahlanma kontrolü ve tepmeyi frenleme için kullanılan eklentiler görevini yapsa da hantallığından olsa gerek bunların daha ziyade yarışmalarda kullanıldığını; insanların hayalleri ve pazara hitap eden ürünler haricinde ise, genelde mil spec tüfeklerde aynı zamanda keskin diş ağzı ile silahsız rakibi kol mesafesinden uzak tutarak darbe ile etkisiz hale getirme amaçlı da kullanılabilen kapı kırıcıların kullanım alanı bulduğunu; alev gizleyen diye satılabilen eklentilerin menzili itibariyle yakın muharebede kullanılabilecek yivsizde alevi ne ölçüde gizleyebildiğinin tartışmalı olmaktan bile uzak ihtimal olduğunu görebiliriz. Gator tarzı yatay dağılım sağlayan eklentinin ise verimli dağılımı belli bir mesafede sağlayabildiği, ötesi ve berisinde muharebe koşullarında ne ölçüde verimli olacağı soru işaretleri bırakmaktadır.


Konuya eleştirel bakmayan hevesli kullanıcıların, eklentisi olan x bir ürünü daha caydırıcı bulabileceğini ve çıplak ve sade gelen eklentisiz bir y ürüne tercih edebileceğini düşünerek bu tarz eklentilerin piyasada daha uzun bir süre varolacağı sonucu çıkarılabilir.


Saygılarımla
Salih

Yorum bırakın