Durduruculuk bir silahın meydana getirdiği balistik travma ile hedefi (insan veya hayvan) anında yıkması ve hareketsiz hale getirmesidir. Bu öldürücülükten farklı olarak, silahın hedef ölsün ölmesin, etkisiz hale getirmesini ifade eder.
Durduruculuk merminin fiziksel özellikleri ile alakalıdır fakat konu karmaşık olup kolayca incelenemez. Gerçi geleneksel olarak yüksek kalibreli mermilerin daha yüksek durdurucu güce sahip olduğu söylenir. Ancak fizik özellikler çok bilinmeyenlidir. Merminin çapı, namlu çıkış hızı, merminin kitlesi, şekli ve malzemesi durdurucu gücü etkiler.
Durdurma gücü (durduruculuk) genellikle merminin gücü ve tahrip edici etkisi ile birlikte kan kaybı ve kan basıncının düşmesi ile ortaya çıkar. Bir çok durumda yaralanma ile birlikte yavaş kan kaybı hedefi hemen durduramaz. En hızlı etki merminin Merkezi Sinir Sistemi bölümlerini (Beyin, Omurilik) hidrostatik şok ile etkilemesi ile olur.
TARİHÇE
Durduruculuk kavramı kolonyal birliklerde 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. 1889-1913 de Filipinlerde Moro isyanında Amerikalılar, 1889-1913 de Yeni Zellanda’da İngilizler yakın muharebelerde tabancalarının yerli kabileleri durduramadığını gördüler. Bu durum yeniden rakibi tek vuruşta deviren daha büyük kalibreli tabancaların kullanılmasına yol açtı (Örneğin .45 Colt).
Çinde Boxer isyanı sırasında kılınç taşıyan Boxer’ların ateşli silah taşıyan Amerikalı ve İngiliz askerleri vurulmalarına rağmen biçtikleri görüldü. Bu durum da .303 kalibre Lee-Metford fişekleri kullanan İngilizler bir boxer’i durdurabilmek için en az dört atış yapmaları gerekiyordu. Moro çetecileri Amerikalılara intihar saldırıları yapıyor ve vurulmalarına rağmen Amerikan askerlerini yaralayabiliyorlardı. Amerikalılar Moro’lara karşı .38 uzun Colt yerine .45 kalibre Colt kullanmaya başladılar.
MERMİ DİNAMİKLERİ
Mermi dokulara girerek kendine bir kanal açarak tahribat yapar. Merminin çapında bir kalıcı boşluk (kavite) ve basınç etkisi ile mermi çapından çok daha geniş geçici bir boşluk meydana getirir.

Geçici ve kalıcı boşlukların çapı merminin kitlesi, hızı, çapı, yapısı ile bağlantılıdır. Zira mermi dokuyu kesmez, ezerek geçer. Merminin yapısına göre bazen mantarlaşarak genişleyip daha ağır hasara yol açarlar.
Ateşli silahların insan üzerindeki durdurucu gücü biraz karmaşık bir konudur. Birçok insan psikolojik olarak vurulduktan sonra saldırmayı durdurur. Bu bazen “psikolojik durduruculuk” olarak da tanımlanır. Fiziksel durduruculuk vuruş yeriyle de alakalıdır. Birçok hedef başa rastgelen tek atışla hareketsiz hale gelirken, birçok hedef kol veya bacaklara gelen mermiden etkilenmez. Yivsiz silahlarla göğüs bölgesine tek atış hareketsiz hale gelirken, tabancalar bu konuda daha az güvenilir silahlardır.
ATEŞLİ SİLAH YARALANMASININ ETKİLERİ
Fiziksel Etkiler
Geçici ve kalıcı kavitasyon farklı biyolojik etkilere yol açar. Kalbe denk gelen bir mermi, pompalama etkisini durdurur, kalp durur ve ani kan kaybı gelişir. Karaciğer ve akciğere gelen mermi de aşırı kanama ile benzer etki yapar ancak kalpteki kadar ani etki göstermez. Akciğer yaralanmasında kanın oksijenlenmesi bozulacağından bir süre içinde bilinç kaybına neden olur. Beyne gelen mermi ani bilinç kaybı ile sonuçlanır. Omuriliğe gelen mermi felç meydana getirerek ani hareketsizlikle sonuçlanır. Kol ve bacaklarda büyük damarlara gelen mermi, kan kaybına neden olarak ölüme yol açabilir ama bu aniden olmayacaktır.
Psikolojik etkiler
Duygusal şok, terör ve sürprizler kişiyi bayıltarak aniden hareketsiz bırakabilir. Bu mermi bir tarafına denk gelmese bile olabilir. Namludaki patlama, ani ışık parlaması ve yüksek ses, kişide sersemletici, yönünü kaybettirici, baş dönmesi etkileri yaratabilir.
Ağrı, hareketi kısıtlayan diğer bir psikolojik etkendir. Mamafih uyuşturucu etkisindeki kişilerde etken olmayacaktır.
Penetrasyon (içine işleme)
IWBA ve FBI verilerine göre bir merminin insan vücudunda en fazla hasarı 31-35 cm derinliğe işlediği zaman oluştuğunu göstermektedir.
Merminin Enerji transferi, hidrostatik şok, geri tepme gibi diğer etkileri daha ileride paylaşacağım.
HANGİ ÇAP MERMİ DAHA DURDURUCU?
Bu konu herhalde en tartışılacak konu olacak. Burada sadece “Tabancaların durdurucu gücüne değişik bir bakış”
https://www.buckeyefirearms.org/alternate-look-handgun-stopping-power
adlı İngilizce bir makaleden derleyip, Türkçeleştirdiğim iki tablo paylaşacağım.
Yazar Greg Ellifritz 10 yıllık ateşli silah yaralanmaları verilerini toplayıp analiz etmiş. Tablo ve grafikte sonuçları toplamış.

12 Gauge yivsizlerin sonucu en durdurucu görünüyor. .40 , .44 ve .45 kalibrelerin sonuçları beni şaşırtmadı diyebilirim. Ama .32 kalibrelik ve 9 mm sonuçlarına şaşırdım açıkcası.
Durduruculuk bir silahın meydana getirdiği balistik travma ile hedefi (insan veya hayvan) anında yıkması ve hareketsiz hale getirmesidir.Bu öldürücülükten farklı olarak, silahın hedef ölsün ölmesin, etkisiz hale getirmesini ifade eder.
Aşağıdaki videoyu izleyin:
Bu videoda domuzlar GÖĞÜS bölgesine isabet almasına rağmen, sanki kafaya isabet almış gibi derhal hareketsiz hale geliyorlar (Kurşun isabet ettikten sonraki gidişleri koca cüsseleri nedeniyle eylemsizlikle ilgili)
Canlının aniden hareketsiz kalması ancak o anda sinir sisteminin devre dışı kalması ile mümkündür. Yoksa kalp çalışması dursa bile beyin faaliyetleri bilinç kaybolmadan 10-15 saniye daha devam etmekte, beynin oksijenlenme kapasitesine bağlı bu süre 30 saniyeye kadar uzayabilmektedir. Yukarıdaki videoda domuzların aniden hareketsiz kalmasını kalp durması veya kan kaybı ile izah edemeyiz.
Yapılan deneysel araştırmalar ve adli tıp otopsi çalışmalarının gösterdiği veriler, enerji transferi ve ani artan göğüs içi basıncının beyni etkilediğini gösteriyor.
Bu basınç artışında damarlardaki kanın hidrolik etkilerini irdelemek lazım. Ani göğüs içi basınç artışı o anda kalbe giden kan pompalamasını arttırdığı gibi, toplar damarlarında kanı geri getirmesini önler. Hayvanlarda yapılan deneysel araştırmalar göğüse 700 jül ani enerji aktarımının kafa için basıncını aniden 30-40 Kpa arttırdığını göstermektedir.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK299193/
Göğüs bölgesine giren kurşunun hedefi aniden hareketsiz getirebilme sebebi budur.
Bir merminin enerjisini aşağıdaki formülle hesaplayabiliriz:
Ke=m.v2/2
Burada Kinetik enerji; merminin ağırlığının o andaki hızının karesiyle çarpımının yarısı olarak hesaplanmaktadır.
Pekiyi, merminin bu kinetik enerjisi ne yapmaktadır:
1. Mermi kinetik enerjisi ile girdiği doku içinde ilerler. Dokuları ezerek kendine bir yol açar (kalıcı kavite). Canlı dokularda sürüklenme (Drag) havadakinin 1000 katıdır. Mermi süratle yavaşlar. Merminin kinetik enerjisi ve şekline bağlı olarak doku içinde bir mesafe ilerler. Bu esnada damarları yırtarak kanama meydana getirir.
2. Mermi cildi delip doku içine girdiğinde kinetik enerjisi (Newton prensipleri ve enerjinin sakınımı kanunu gereği) transfer olur, bu esnada bir patlama (blast) etkisi ile kısa süreliğine bir geçiçi kavite oluşur:
şte bu geçici kavite kısa süreliğine artan yüksek basınç, gögüs kafesi içinde olursa artan basınç kalbe ve damar sistemine etki yaparak kafa içi basıncını da arttırır. Bu ani basınç artışının ani bilinç kaybına neden olduğu düşünülmektedir. (Durdurucuculuk bu noktadadır)
Otopsi çalışmalarında gögüs şiddetli yaralanmalarında hayvanlarda ve insanlarda beyin dokusu, beyin sapı, hipotalamus gibi bölgelerde kanamalar da gösterilmiştir.
Durduruculuk konusunda merminin ağırlığı, yapısı ve şekli, vuruş hızı kadar, şekil değiştirme (Mantarlaşma etkisi) hem öldürücülük, hem de durduruculuk konusunda etkili bulunmuştur.
Yukarıdakileri DURDURUCULUK açısından özetleyecek olursak:
1. Durduruculuk merminin kitle (çap, ağırlık, kesitsel dansite), vuruş anındaki hızı, şekil değiştirme özelliklerine bağlı oluşan GEÇİCİ KAVİTE ve basınç etkisi ile oluşan sinir sistemi etkilenmesine bağlıdır.
2. Öldürcülük bunun yanı sıra kanama ile bağlantılıdır
Yukarıdakileri DURDURUCULUK açısından özetleyecek olursak:
1. Durduruculuk merminin kitle (çap, ağırlık, kesitsel dansite), vuruş anındaki hızı, şekil değiştirme özelliklerine bağlı oluşan GEÇİCİ KAVİTE ve basınç etkisi ile oluşan sinir sistemi etkilenmesine bağlıdır.
2. Öldürcülük bunun yanı sıra kanama ile bağlantılıdır
Yüksek kalibreli mermilerin durduruculuğu daha yüksektir. 12 Gauge’un üstünlüğü tartışılmaz iken, 67 gauge tüfekler için savunma tüfeği olur diyenler için yukarıdakiler belki bir anlam ifade eder diye düşünüyorum
Yukarıdaki yazılarımda durduruculuk konusunda bir grafik paylaşmış ve .380 ACP nin 9 mm den daha durdurucu görünmesi garip karşılanmıştı.
Aşağıdaki balistik jel çalışmasında, 9 mm jeli delip geçerken, mavi çubukla işaret edilen .380 ACP nin takla atarak daha fazla kalıcı kavite meydana getirdiğini görebilirsiniz:

Yukarıdaki bölümde durduruculukta hidrostatik şok ve bunun sonucunda oluşan sinir sistemi etkilenmesinden söz ettim. Konuya daha açıklık getirmek için “Kafa içi basıncı ve fizyolojik denge ve tampon mekanizmalarını” arzu edilirse ayrıca yazabilirim.
Biraz da avcıların; durduruculuğu fiziksel etkiler ile açıklamasına yönelik, giriş derinliği (penetrasyon), Geçici ve kalıcı boşluk özellikleri, hidrostatik etkiler, merminin şekli ve yapısı gibi faktörleri değerlendirmedikleri için bu gün biraz da (Myth) şehir efsanesi gibi yorumlanan formüllerine değinmek istiyorum.
Optimal Game Weight (OGW) (En uygun Av Ağırlığı)
OGW ilk olarak 1992 yılında GUNS magazin de yayınlanmıştır. Yayınlandığında bir kaç atıf almıştır. V3 x W2 x 1.5 x 10-12
Burada merminin hızı ve ağırlığının bit sabit ile çarpılması sonucu elde edilen bir sonuç var
Durduruculuk konusunda diğer faktörleri de içermeyen bu formülün en önemli eksisi, mermi hızının artan mesafe ile azalmasıdır. Daha kötüsü formüle vurulduğunda düşük ağırlıklı yüksek hızlı mermilere uygulanır olduğu görülecektir.
Taylor Knock-out Factor (TKO) (Taylor’un Yıkma Faktörü)
Afrika’da büyük av hayvanları için, iyi bir avcı olan Taylor tarafından önerilen bir formüldür.

Bu formülün bir hatası Elle fırlatılan bir baseball topu ile .500 Nitro express gibi ciddi bir merminin TKOF değerlerinin ayni çıkabilmesidir. Ancak Afrika’da Fil, Gergedan, Yabani Manda gibi iri cüsseli hayvanlara yapılan atışlarda ayrı çaptaki iki tüfeği karşılaştırmak için yararlı bir formüldür Diğer yandan merminin şekli ve yapısı yıkıcılıkta önemli faktörlerden birisidir ancak formül buna değinmemektedir.
Lethality Index (LI) (Öldürücülük Göstergesi)
Eski bir avcı olan John Wooters tarafından önerilen bir formüldür.

Doğrusunu söylemek gerekirse yüksek enerjili mermilerin daha derine işlemesi, keza yüksek kesitsel yoğunluktaki mermilerin yine daha derine işlemesi ve geniş çaplı mermilerin daha geniş kalıcı boşluk ve kanama oluşturacakları gerçektir. Böyle bir yara alan hayvanın öleceği gerçektir. Ancak durduruculuk açısından bir kriter oluşturmaz.
Hornady Index of Terminal Standarts (HITS) Hornady Terminal Standart Göstergesi
Hornady fişek firması tarafından öngörülen, hatta web sitesinde on-line bir hesaplama tablosu konmuş bir göstergedir.
Hesaplanan değerler 4 kategoride değerlendirilmektedir:
500 ve altı : Ağırlığı 50 libre altındaki küçük avlar
501 – 900 : 50-300 Libre arası vücut ağırlığındaki avlar (Geyik, Domuz, Siyah Ayı)
901-1500 : Büyük ve ağır tehlikeli olmayan hayvanlar ( Bizon, Geyik, Afrika savanlarındaki diğerleri)
1501 ve Üstü : Her ağırlıktaki tehlikeli hayvanlar ( Aslan, kaplan, Leopar vb..)
Ancak bu formül de düşük ve orta kalibreler için doğru sonuç vermemektedir.
Bekker Knock-ot Value (KOV) Bekker Yıkma Değeri
Bu formül de Güney Afrikalı uzman Chris Bekker tarafından geliştirilmiştir.

KOV yukarıda saydığımız formüllerden çok az daha iyi sonuç vermesine rağmen eleştirilen bir formüldür. Kinetik enerjinin hedefte %10-35 i merminin deformasyonuna harcanmaktadır. Eleştirilen noktalardan biri de bu hesaplama merminin hemen çarpmadan önceki durumunu hesaplamasıdır. Zira mantarlaşma doku içinde ilerlerken her milimetrede giderek artacaktır.
Aslında bu hesaplamalarda fizik kanunları yanılmamaktadır. Yanılan hesaplamaların yöntemi ve içermedikleri faktörlerdir.1980 li yıllardan beri üç defa görev tabancası kalibresi değiştiren FBI’ın “Myth” (şehir efsanesi diyelim) olarak damgaladığı durduruculuk konusunu açalım.
Sürekli savunma durumunda hangi kalibrenin daha iyi olduğu tartışılan bir konu. O zaman bu durdurucu güç dediğimiz şey nedir?
Genellikle durduruculuk olarak yanlış olarak ölümle sonuçlanan tehditleri algılıyoruz. Bunu açıklamanın doğru şekli, saldırıya kalkışan ve saldırıyı devam ettiren ölümcül tehdidin kaldırılmasını ve durdurulmasın sağlayan faktörler ve gücün toplamı olarak tanımlayabiliriz. Gerçi farklı tanımlamalar da var. Öldürücü güç dediğimiz zaman 22 kalibre ile 45 kalibrenin ana bir atardamara isabetinde öldürücülük açısından hiç bir fark yoktur. Kanamaya bağlı bilinç kaybı oluncaya kadar tehdit saldırıya devam edecektir, oysaki durduruculuk başka bir şey. Fakat geniş anlamda da göreceli.
Son 30 yıldır FBI görev tabancalarının kalibrelerini en son durduruculuk terimi üzerinden 9 mm Luger’e karar verinceye kadar bir kaç kez değiştirdi,
Niçin durduruculuk tartışılıyor? Durduruculuk ölçülebiliir mi?
Aşağıdaki resimde bazı kalibrelerdeki mermilerin giriş ve çıkış deliklerini görüyorsunuz:

Bu tek başına bir kriter olabilir mi? Elbette değil.
90 yıl öncesine gidelim.
Binbaşı Julian Hatcher Hafif silahlar mühimmat bölümünde bir subay. 1927 yılında “Tabancalar, Revolverler ve kullanımı” adlı bir kitap yazdı. Bu kitapta Relatif Stopping Pover (Göreceli durdurucu güç) RSP olarak bir formül yayınladı:
RSP=E x A x y
Burada E=kinetik enerji, A= Merminin inçkare olarak kesit yüzeyi y=şekle bağlı faktör. Künt uçlu mermilere, sivri uçlulara göre fazladan değer ekledi.
Hatcher 1934 de formülünü yeniden gözden geçirdi:
RSP= (M) x (V) x (A) x (Y)
Burada M mermini ağırlığı, V merminin hızı, A kesit yüzeyi, Y şekle bağlı faktör.
Josserand ve Stevenson yazdıkları kitapta İngilizler ve Amerikalılar arasında durdurucu güç konusunda bir orta yol bulmanın gerekliliğine vurgu yaptılar. Kitaplarında “İngilizler canlı üzerinde daha ekli olması nedeniyle her zaman mermide hızdan çok mermi ağırlığına önem veriyor, mermi hızı kabul edilebilir bir mesafeyi ve trajeyi sürdürecek kadar hızlı olmalıdır” diye yazdılar.
Merminin kesit yüzeyi konusu 1986 da Miami de ajanlarının vurulması sonrasında gündeme geldi. Durduruculuğu arttıracak daha büyük kalibreleri araştırdılar.
Josserand’a göre Teorik olarak merminin ağırlık ve hızı ayni kalmakla birlikte, düşük ağırlık ve yüksek hızda etki elde etmek için mermi çapının iki kata çıkması gerekir.
Jooserand bir Fransız fizikçi ve matematikçisidir, Josserand Energy Delivery System (JEDI) adlı bir formül buldu. Aşağıdaki tabloda değişik kalibrelerdeki sonuçları inceleyebilirsiniz:
Burada gördüğümüz 12 Gauge enerji transferi 7.62 merminden 9 kat, 9 mm mermiden 30 kat fazla görünüyor.
Bütün formüller gayet iyi de hedefi ıskalarsanız bunların hiç bir anlamı kalmıyor
Bundan sonrak paragrafta mermi penetrasyonu ve Hatcher’in göreceli penetrasyonundan biraz söz edeceğim.
Penetrasyon durduruculuk açısından sayılan önemli faktörlerden birsidir. FBI testlerinde durduruculuk açısından en az 12″ (~ 30 cm) penetrasyon öngörmektedir.
Hatcher göreceli bir penetrayon açısından bir eşitlik önermiştir:
P=E / R.A
E= vuruş anında merminin kinetik enerjisi A= mermi kesitinin yüzölçümü R= hedefin direnci
Çıkan P değeri diğer kalibrelerle karşılaştırmaya yarar. Penetrasyon derinliği durduruculuk değerlendirmesi için testlerde kullanılır. Farklı üreticiler arasında ayni kalibredeki mermiler farklı özelliklerde üretilmektedir. Ağırlık, kullanılan malzeme, uç özelliği, namlu çıkış hızı değiştkçe penetrasyon miktarı da değişir.
Namlu çıkış hızı durduruculuk açısından tek başına bir ölçü müdür? sorusunun yanıtı kesinlikle ” hayır!” olacaktır.
Durduruculuk açısından en iyi ölçü; atışın sonucu, merminin doğru yere girmesidir. Bu atış sayılan diğer özelliklerle birlikte durdurucu gücü oluşturur.
Lucky Gunner sitesinde değişik kalibrelerde yapılmış balistik test sonuçlarına ve görsellere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
https://www.luckygunner.com/labs/self-de…stic-tests
https://www.luckygunner.com/labs/revolve…tics-test/
Bu testlerde farklı yapıda ayni çap mermilerin çok farklı balistik sonuçlar gösterdiğini izleyebilirsiniz
Mehmet S Mutluer

